Çift hızlı motorlarda uygulanan sargı ve bağlantı şekilleri aşağıda özetlenmiştir; Çift hızlı motorlar genelde “İki Ayrık Sargılı” ve “Dahlander Sargılı” olarak iki ana gruba ayrılır. Ayrık sargılı motorlarda her iki sargı istenen çok farklı kutup sayısında yapılabilmesine karşın, Dahlander sargılarda iki kutup sayısının birbirinin katı olması gerekir: 2/4, 4/8, 6/12 gibi.

Ayrık sargılı motorlarda Sargı güçlerinin oranı da belli sınırlar içerisinde çok değişik olabilir. Burada esas belirleyici motorun tahrik edeceği cihaz/makinanın o devir sayısında gereksindiği tork, dolayısı ile güçdür. Torna freze vs. gibi bazı tezgahlarda olduğu gibi hemen hemen sabit tork gerektiren uygulamalarda her iki devir sayısında da biribirine yakın güçler istenebilir.Oysa, örneğin fan tatbikatlarında değişen devir sayısı ile birlikte tork da değiştiğinden her iki devir deki güçlerin oranlarında büyük farklar gerekebilir.
Ayrık sargılı motorlarda Δ/Δ, Υ/Υ, Δ/Υ bağlanış şekilleri uygulanabilir. Dahlander sargılarda ise; her iki devir hızında da aynı torkun istendiği tatbikatlarda: Δ/ΥΥ, düşük hızlarda, yüksek hıza oranla daha düşük torkların dolayısı ile çok daha düşük güçlerin gereksinildiği tatbikatlarda Υ/ΥΥ bağlantı şekli uygulanır.

 

İki Ayrık Sargı Bağlantısı: Υ/Υ

 

İki Ayrık Sargı Bağlantısı: Δ/Δ

 

Dahlander Bağlantı: Δ/ΥΥ Sabit Tork

 

Dahlander Bağlantı:Υ/ΥΥ Fan Tatbikatı

 Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren makina. Elektrik kaynıağına bağlandığı zaman bir mili döndürerek bir hareket meydana getirir. Günlük hayatımızda milyonlarca motor kullanılır. Evde bulunan elektrik süpürgesi, çamaşır makinası, dikiş makinası ve karıştırıcıları hep motorlar çalıştırır. Modern bir fabrikada ise, bandların çalıştırılmasında, baskı makinalarında, değirmenlerde hep elektrik motoru vardır. Motorlar genellikle tüm yüklendikleri zaman tam verimlidirler. Büyük motorlar, küçük motorlardan, yüksek hız motorları düşük hız motorlarından daha verimlidir. Beygir gücünün küçük bir kesiminden, 5000 beygir gücüne veya daha büyük güce sahip motorlar mevcuttur.

   Motorlar kabaca, doğru akım ve alternatif akım motorları diye ikiye ayrılabilir. 1880’lerde ilk olarak doğru akım bulunduğundan ilk motorlar da bu akımla çalışanlar olmuştur. 1890’larda alternatif akımın bulunmasıyla indüksiyon motoru adıyla bilinen bir alternatif akım motoru basitliğinden dolayı yaygınlaşmıştır. Daha sonra, özellikle senkron ve universal motor olmak üzere, diğer tür alternatif akım motorları gelişmiş ve kullanılmıştır. Günümüzde alternatif akım yaygın olmasına karşılık, doğru akım motorlarının uygulamada önemli bir yeri vardır. Özellikle değişik hızların gerekli olduğu, asansör, el aleti ve konveyörlerde doğru akım motorları kullanılır.

İlk ticari motor 1880’lerde, elektrik ve manyetizmada 1820’lerin bağlarında yapılan temel keşiflerden yarım asır sonra ortaya çıkmıştır. İlk defa 1821’de Michael Faraday, bir mıknatıs ve hareketli telden sürekli bir dönme hareketi elde edebileceğini göstermiştir. Bir Amerikalı demirci olan Thomas Davenport 1837’de elektrik motoru için ilk patenti almıştır. Ancak her buluş gibi bunun da uzun bir gelişme devresine ihtiyacı vardı. 1860 ve 1870’lerde çok çalışmalar yapıldı. Hatta bu sırada doğru akım jeneratörünün tersine çalışabileceği, yani başka bir doğru akım jeneratörü tarafından bir doğru akım motoru gibi çalıştırılabileceği anlaşıldı. 1888’lerin sonuna doğru doğru akım motorları büyük miktarlarda imal edilmeye başlandı. Büyük şehirlerdeki ulaşım ihtiyacı motorlar için yeni imkanlar ortaya koydu. Atla çekilen arabaların elektrik motorlarıyla da hareket ettirilebileceği fikri çıktı. Bu arada elektrik motorlarının teorisinde de gelişmeler kaydedildi. Bütün bunlara rağmen, 1880 ortalarında, doğru akımın ancak birkaç kilometrelik mesafeye dağıtılabilmesi ve elektrik motorunun pahalı olması, kullanımın gelişmesini engelleyen en önemli faktörlerdi. Bu sırada alternatif akımın uzak yerlerde ekonomik olacağı anlaşıldı.

   1888’de İtalyan Galileo Ferrari birbirinden 90° faz farkı olan iki alternatif manyetik alanının sabit dönen bir manyetik alan olarak görülebileceğini gösterdi. Ayrıca, bir tek akımın, fazları farklı iki manyetik alan doğuran fazları farklı iki akıma ayrılabileceğini gösterdi. Dönen tek bir manyetik alanın motorun rotasında bir dönme meydana getirdigini müşahede etti. Böylece ilk indüksiyon motoru doğmuşsa da bunun sanayideki uygulamasını Ferrari devam ettirememiştir. 1888-1896 arasında Nikola Tesla bağımsız olarak geliştirdiği indüksiyon motorunun patentlerini aldı. George Westinghouse, Tesla’nın patentlerini alarak ileri çalışmalar yaptırdı ise de, ekonomik kriz ve elektrik akımı tekniğinin gelişmeleri bu çalışmaları engelledi. 1890’lardan itibaren çeşitli ülkelerde alternatif akım motorları ortaya çıktı. Çok fazlı elektrik motorları geliştirildi. Böylece elektrik motorunun temelleri atılmış oldu. Bundan sonraki gelişmeler genellikle esası değiştirmeden yapılan geliştirmeler oldu.

   Elektrik motorları yapılış itibariyle başlıca iki kısımda meydana gelir:

Stator: Sabit olan kısımdır. Manyetik alan elde etmeye yarayan bir mıknatıstır. Motorların bir kısmında bu parça elektromıknatıstır. Bu elektromıknatıstan akım geçtiği zaman, kutuplar arasında manyetik alan meydana gelir.

Rotor: Mıknatısın kutupları arasında dönme hareketi yapabilen bir makara sistemidir. Elektrik motorları kullanma maksatlarına göre çeşitli büyüklükte ve türde imal edilir. Genellikle bunlar iki grupta toplanabilir.

1. Elektromanyetik makinalar: Bu gruba indüksiyon, asenkron, doğru akım, doğru akım çok fazlı kollektörlü motorlar girebilir:

2. Manyetik motorlar (makinalar): Bu gruba ise manyetik dirençli eşzamanlı motorlar, keğiklik motorları, selenoitler ve röleler girer.

Elektromanyetik motorların hacimleri büyüdükçe verimleri artar. Manyetik motorlarda verim artışı için hacim küçülür.

Termistör (PTC Thermistors):
    Termistörler her faza bir tane ve seri bağlantılı olmak üzere motor sargılarına monte edilirler.Aşırı yüklenme,düşük yada aşırı gerilim gibi sargının aşırı ısınması durumunda kumanda panosuna sinyal vererek motorun enerjisinin kesilmesini sağlar.
PTC termistörler çok düşük akım kapasitesine sahip olduklarından doğrudan kumanda devresine bağlanmamalıdırlar, mutlaka bir PTC rölesi yada amplifikatörü ile birlikte kullanılmalıdırlar.

Thermal Switches:
    Termal switch’lerde termistör gibi sargı üzerine monte edilip aşırı ısınma durumunda motor enerjisinin kesilmesini sağlarlar. Termal switch’ler fiziki olarak daha büyük olduklarından dolayı daha yüksek akım kapasitesine sahiptirler ve kontrol devresine seri olarak bağlanabilirler.

Yoğuşma Önleyici Isıtıcı (Anti Condensation Heater- Space Heater):
    Yoğuşma önleyici ısıtıcı; motorun sargısına monte edilen bir ısıtıcıdır. Motorun enerjisi kesildiğinde devreye girer,yoğuşma ve buhar oluşumunu engelleyerek motor sargılarının sıcak ve kuru kalmasını sağlar. Motor büyüklüğüne göre farklı güç ve gerilimlerde üretilirler.

Tropikal İzolasyon (Tropical Insulation) :
    Motor sargılarının mantar ve yoğuşmaya karşı ilave bir vernikle verniklenmesiyle sağlanır. Sargı arasındaki boşluklar doldurularak daha pürüzsüz bir yüzey elde edilir ve böylece yoğuşmanın etkileri azaltılmış olur.Tropik bölgeler için kullanılır.